Cildimizin Kırışmaması İçin Ne Yapılmalı?

Afrodit Poliklinik Blog

Cildimizin Kırışmaması İçin Ne Yapılmalı?

Yüzyıllardır insanların diri bir ciltle daha genç ve dinamik duruşları bireyler arasında daha olumlu etkileşimler sağlayarak, iyi bir imaj bırakmıştır. Kırışıkların oluşmasında en çok günah keçisi olarak görülen zamanı durdurmak için insanlar günümüze dek uğramışlardır. Nesillerden nesille güzelliğin zamana karşı direnişinde klasik önlemlerin yanı sıra günümüzde yeni teknolojiler ve teknikler ile %100 başarıya ulaşmak artık tesadüf sayılmaz. Peki neler yapmalıyız?


İlk Aşama: Cilt Bakımının Esaslarını Uygulayın!

Eğer cildinizin genç görünümünü gerçekten korumak istiyorsanız, ilk olarak gerekli olanları uygulayarak başlayın. Aşağıdaki tavsiyeleri daha önce duymuşsunuzdur ancak tekrarlamaya değer:

⦁ Güneşten kaçının

⦁ Güneş kremi kullanın

⦁ Sigara içmeyin

⦁ Nemlendirici kullanın



Mimiklerden kaçının

Hiç dikkat ettiniz mi yüzünüzdeki mimiklere? Konuşurken, dinlerken, izlerken, düşünürken, sessizken, yürürken, güneşlenirken... Yaptığımız mimiklerde kırışıyor yüzümüz. Mimik yaparken yüz kaslarımızı kullanıyoruz. İlk başlarda deride ince çizgilenmeler oluşuyor ama zaman geçtikçe her gün tekrarlanan mimikler, cilt esnekliğini yitirdiğinden yüzümüze derin çizgi ve kırışıklık olarak yerleşiyorlar.

Gözlerinizi kısmayın, Önlem Alın! Amerikan Cilt Derneği (AAD); “tekrarlanan yüz hareketlerinin, mimiklerin; – kaşları çatmak ve yukarıya doğru kaldırmak, gülmek, gözleri kısmak gibi yüz kaslarını fazla çalıştırarak cildin yüzeyinin altında oluklar oluşturduğunu” ve bu olukların zamanla kırışıklıklara dönüştüğünü belirtmiştir. Yapılan araştırmalar ve gözlemlerin ardından bize düşen önlem almak! Gözlerinizi açık tutun: Eğer okuma gözlüğüne ihtiyacınız varsa, takın. Gözlerinizin çevresini güneşin zararlarından koruyabilen ve mutlaka gözlerinizi kırpmanızı önleyebilen güneş gözlüğü kullanın. Mimik ve jestlerinizin oluklar oluşturmasını durduracak botox ve dolgu gibi son dönemlerin teknolojilerinden de faydalanabilirsiniz.

Botox; yaşla birlikte belirginleşen ve belirginleşmeye müsait olan mimik çizgilerini hafifletmek ya da ortadan kaldırmak amacıyla kullanılan, kolay ve güvenilir bir yöntemdir. Botoks ilacı yararlı bakteriler familyasından sayılan, “lostridium botulinum” adlı bakteriden elde edilen saflaştırılmış proteinden oluşur. Botoks; istenilen bölgelerde, istenilen miktarda enjekte edilerek; kasların üzerinde tutunur. Hareket alanı kısıtlanan kaslar; mimik oluşturamaz ve kırışıkların oluşmasını engeller. İlacın içindeki protein maddesi cilt dokusunda ani iyileşme sağlayarak, cilt dokularındaki kırışıklıkları doldurur. İlacın etkisi iki hafta içinde tam olarak oturur. Ortalama etki süresi 4-6 aydır; bu sürenin tekrarlanan botoks tedavilerinde uzadığı görülmüştür. Botox mimik çizgilerini önlemede ve azaltılmasında; kaş ortası, alın, göz çevresi bölgelerine uygulanan bir teknik olduğu gibi; boyun kırışıklıkları, dudak üzerindeki sigara çizgilerine, dekolte çizgilerine, çenede istenmeyen çizgilenmeye, burun ucu kaldırma, aşırı terleme gibi medikal estetik tedavilerde de uzun zamandan beri başarıları ve insan sağlığına uyumu tıp âlemi tarafından kabul görülen ve sık tercih edilen bir yöntemdir.

Dolgu; mimiklerin ciltte oluşturduğu olukların derinleştiği veya yapısal bozuklukların olduğu alanlarda tercih edilen yöntemdir. Günümüzde dolgu maddelerini oluşturan pek çok malzeme vardır ve en çok doğallığı yönünden tercih edilen “Hyalüronik asit” aktif maddesinden elde edilendir. Hyalüronik asit; normalde bağ dokumuzda bulunan bir yapı taşıdır ve cildimizde bulunan bu yapıyı çoğaltıp bir birleriyle bir ağ oluşturmasını sağlarsak, diri bir cilt, bağ dokusu elde ederiz; diğer manada da kırışıklıkların oluşmasını önleriz. Dolgu uygulamaları; gülmekten oluşan dudak ve burun arasında uzanan nazolabiyal oluğa, derinleşen kaş arasındaki kızma çizgisine, derinleşen göz çevresindeki kaz ayaklarına, dudak kenarındaki üzüntü çizgilerine, dudak kontürü ve hacimlendirilmesinde, yanak, elmacık kemiği ve çene hacimlendirilmesinde ve herhangi bir sebepten doku kaybı olan bölgelere uygulanabilmektedir.


Sırt Üstü Uyumaya Özen Gösterin

Amerikan Cilt Akademisi (AAD) geceler boyunca belli pozisyonlarda uyumanın “uyku çizgilerine" - cildinizin yüzeyinde yer eden ve kalktığınızda geçmeyen kırışıklıklar - yol açtığı konusunda uyarmıştır. Yan yatmak yanak ve çenedeki kırışıklıkları artırırken yüz üstü yatmak yüzünüzü kırıştırabilir. Kırışıklık oluşumunu azaltmak için Amerikan Cilt Akademisi (AAD) ve cilt uzmanları sırt üstü yatmanızı önerir.

Alfa Hidroksi Asitleri (AHAlar) Bol Bol Kullanın

Kimyasal peeling ajanlarının bir bölümü olan bu doğal meyve asitleri cildin üstündeki ölü hücre tabakasını kaldırarak özellikle göz çevresindeki ince çizgilerin ve kırışıklıkların görünümünü azaltabilir. AHA’ları oluşturan ajanlar; Glikolik asit (şeker kamışı), Tartarik asit (üzüm), Laktik asit (süt), Malik asit (elma) aktif maddelerinden oluşmaktadır. Yeni kanıtlar, ürünlerin içeriğinde AHA’ların yoğunluğu yüksek olduğunda ciltte protein üretimini gerçekleştiren dokuyu, fibroplastları uyardı9hğını da göstermiştir. Yenilenme dokusu uyarılan ve yeni hücreler oluşturan cilt; problemleri aşan, kırışıklıklarla da baş edebilen, pürüzsüz ve sıkı bir hale geliyor. AHA’lar dahil olmak üzere, Kimyasal Peeling Ajanlarını medikal estetik polikliniklerinde, yapılmasına özen gösteriniz.

Fraksiyonel Lazer

Fraksiyonel lazer teknolojilerin geliştirilmesiyle günümüzde ciltte oldukça yenilenen dokular daha sıkı bir cilt oluşturuluyor. Dalga boyu 1500 nanometre dalga boylarında olan Fraksiyonel lazerlerin cilde etkisi; içeriğinde su olan moleküller tarafından emilir ve içerdiği enerjiyi bu dokulara aktarmak süretiyle etkisini gösterir. Ciltte su dokularında emilen enerji, hem cilde kalıcı hasar bırakmadan hem de ısıya dönüşerek yeni dokuların oluşmasını harekete geçirir. Bu cilt yenileme ve neştersiz dokuları geliştirme sistemi acısız ve aylık seanslarla yapılmaktadır. Bu medikal estetik tedavi sonucu cildinizde büyüyen protein doku ailesi, cildinizin daha çok su tutmasını, kurumamasını ve dolayısıyla, kırışıklık oluşturmamasını sağlar. Kırışıklık tedavisinde efektif sonuçlar veren Fraksiyonel lazer tedavi yöntemi cilt dokularını güçlendirme etkisiyle; leke, sivilce, iz gibi diğer cilt sorunlarının tedavisinde de uygulanabiliyor. Tedavi sonrasında güneş koruyucu kremlerle günlük hayata devam edilebiliyor.

Topikal C Vitaminini Deneyin

Pek çokları gibi Talune Üniversitesi de, C Vitamininin kolajen üretimini artırdığımı, UVA ve UVB ışınlarına karşı koruduğunu, pigmentasyon problemlerini düzelttiğini ve cilt hastalıklarındaki iltihabı iyileştirdiğini bulmuştur. Ancak kilit nokta, C Vitaminin kullanım türüdür. C vitaminli ürünler mutlaka koyu cam şişede, ağzı sıkı olarak kapalı ve serin ortamda saklanmalıdır. Bugüne kadar pek çok araştırma L-askorbik asitin de kırışıklıkları azaltmada etkili olduğunu göstermiştir. C vitamini açısından zengin ekstratlara sahip maddelerin nemlendiricilerinizde yoğun olarak bulunmasına ve ambalajlanmasına özen gösteriniz. Kullanacağınız ürünün krem yoğunluğunda olmasının yerine serum şeklinde olması cildiniz tarafından kolayca emilim göstereceğini unutmayınız. Bol C vitaminli, düzgün ciltlere!

Kahve Yerine Kakao

Journal of Nutrition’nın 2006 sayısında yayınlanan bir çalışmada, araştırmacılar kakaonun cildi güneş hasarından koruyan, cilt hücrelerinde dolaşımı iyileştiren, hidrasyonu etkileyen ve cildin daha yumuşak görünmesini ve hissedilmesini sağlayan yüksek düzeylerde iki diyetsel flavonol (epikateşin ve kateşin) içerdiğini göstermiştir. Kahvenin cilt hücrelerinde dolaşımını yavaşlattığını da göz önünde bulundurursak, kakaolu içeceklerin neden bu kadar vazgeçilmez olduğunu farkına varmak zor olmayacak… Hem de kakao çok lezzetli!


Özellikle Balık, Daha Fazla da Somon Tüketin ve Diğer Besinlerle İçeriğini Zenginleştirin

Balık; omega ve protein yönünden zengin olan bir besindir. Genel sağlık açısından; özellikle Somon ve diğer soğuk su balıklarının çok değerli, harika bir protein içeriğine sahip olduğunu biliyoruz. Protein cildin en önemli yapı taşlarından biridir. Besin olarak balık, özellikle de Somon balığı protein kaynağı olmakla kalmaz, aynı zamanda omega-3’ler olarak bilinen gerekli yağ asitleri bakımından da müthiş bir kaynaktır. Cilt uzmanları, balık ve Somon balığı yemenin; gerekli yağ asitlerinin cildi beslediğini, dolgun ve genç tuttuğunu ve kırışıklıkları azaltmaya yardımcı olduğunu söylemektedir. Araştırmalar soyanın güneşin yaşlandırıcı zararlarından korumaya ve bunların iyileşmesine yardımcı olabileceğini göstermiştir. European Journal of Nutrition’da yayınlanan bir çalışma, soya temelli takviyelerin (bileşenlerinde ayrıca vitaminler, balık proteini ve beyaz çay özleri, üzüm çekirdeği domates de vardır) sadece 6 ay sonra cildin yapısını ve sıkılığını iyileştirdiğini bildirmiştir.

HEMEN REZERVASYON HEMEN ARA